Öncelikle sosyal hayatta çok çekingen bir insanım. bu blog'u yazmayada karar vermemde etkendir bu ruh halim. Günlük hayatta senin gibi bende çok ilginç şeyler yaşıyorum, tuhaf bir monotonluk içinde seyreden bir hayatım olmasına rağmen. Sürekli insanlarla muhattap olup sürekli aklından bişeyler geçirip söyleyememek yeteneğim vardır. İşte bu yüzden içimde kalan o sözcükler ve cümleleri bir şekilde söyleme ihtiyacı hissediyorum.Benim yazdıklarımı takip edipte dikkate alacak birisi varmı orda bilmiyorum ama şuanda hayatta hiçbir dostum yok onu biliyorum.
Bundan 3 yıl önce ki o anı daha dünmüş gibi hatırlarım. babamın toprak olma yolunda ilk adımı attığı o salı sabahında tuhaf bir duyguda uyanmıştım. Üniversiteden sebep yanında değildim ve maalesef haberini saat 10 gibi eve gelince aldım ki sabahın köründe hemen köye gel baban rahatsızlandı demelerinden anlamıştım. Beklediğimiz bir sonuç olmuştu açık söylemek gerekirse zaten son iki ayını yatakta geçirip günden güne güçten düşen o insandanda farklı bişe bekleyemezdik. Amcam beni aramıştı telefonumdan gelen sesleri duymama rağmen kendi sesim onlara gitmediği için anlaşamadık tabi. Neyse arkadaşımdan telefonunu istedim aradım ve diğer amcamın yanıma geldiğini beni okuldan alacağını söylediler. Tuhaf bir andı. Siz kendinizi benim yerime koyun isterseniz. Ne hissederdiniz? Acı, Üzüntü,Yıkılmışlık... Ben hiç birşey hissetmedim yada hissedemedim o anı tam olarak hatırlamıyorum hatta hiç hatırlamıyorum. Bir müddet bekleyişten sonra amcam beni aldı ve baban biraz rahatsızlandı onun için seninde gelmen iyi olur dedi. Çok ilginç 19 yaşında bir gençten ziyade 7 yaşında bir çocukmuşum gibi yalan söyledi ya da o öyle düşündü. Okula gittiğimde ilk arama geldiğinde telefona anlamıştım zaten ama bir umut dedikleri şey varya hani o herşeyin bir rüyadan bir hayalden ibaret olduğunu düşündüğün an bazen 'Evet bu bir rüya, gerçek değil olamaz böyle birşey dersin' ve gözünü açınca daha kafanı kaldırmadan 'Çok şükür rüyaymış .'dersin hani. İşte ben kafamı kaldıramadım ve bu bir rüya gördüğüm ihtimalini ortadan kaldırıyordu gitgide ama ümit her zaman var belkide rüyadır. İlginç bir düşünce... O an aklıma ilk gelen şey çocukken yaşadığım bir olay gelmişti. Daha 4 5 yaşlarında bir çocukken bir gece babam ölmüştü. Gece vakti uyanmıştım ve babam nefes almıyordu. babamın yanına gittim öldüğünü farkettim ve korktum yatağıma tekrar yattım. Babam uyuduğunda ya horlar ya da hırıltı sesi nefes alma sesi duyulurdu ama o gece yoktu öyle bir ses . Sonra gözlerimi kapatıp belki ben yanlış görmüşümdür şuan rüyadayım ve uyanınca böyle birşey olmadığını anlayacağım dedim kendi kendime. Gözlerimi açtım ve kalkıp babamın yanına gittim. Çok tuhaf bir andı hiçbirşey hissedememiştim. Babam kesinlikle ölmüş olmalıydı hiç bir ses duyulmuyordu ve ümitlerim gitgide azalıyordu. Tekrar yatağıma yattım, gözlerimi kapattım, bir süre bekledim ve gözlerimi tekrar açıp babamın yanına gittim. Tek bir sonuç vardı o an babam ölmüştü. Ne yapacaktık ondan sonra daha yeni doğmuş bir kardeşim ve 9 yaşında bir ablam vardı. Yere oturdum ve düşünmeye başladım. O an aklımdan geçen şeylerin haddi hesabı yoktu. Herşey geldi aklıma ama herşey. Gözlerimi açtım ve yukarı baktım. Orda biryerlerdeydi ama hiç kendini göstermiyordu.Artık yapacak birşey kalmamıştı Son bir umut yatacak gözlerimi hiç açmayacak ve sabahın biran önce olmasını bekleyecektim ayağa kalktım yatağıma giderken bir mucize gerçekleşti. Babam o her zamanki kükremesiyle yada homurdanması demek daha doğru olacaktır öyle bir ses çıkarmıştı ki aman tanrım ben yanılmıştım. Duyularım bana oyun oynamıştı ya da Allah ölen babamı tekrar diriltmişti. Neyse ne arkadaş onu mu sorgulayacağım şimdi babam yaşıyor işte daha ne isterdim ki o an. Hiçbirşey tabiki. Dünyada en sevdiğin insanlar rahat oldukça ve mutlu yaşadıkça insan daha ne isterki. Ve şimdi yine duyularım bana oyun oynuyor olabilirmiydi? Ben şuan bir rüyada olabilirmiydim yada Allah babamı tekrar diriltirmiydi? O an bu sorularımdan birisinin yanıtının evet olmasını o kadar isterdimki... Her zaman gittiğim yol uzadıkça uzadı bitmedi sanki. Yol kenarındaki direkleri saydım. Çok fazlaydı bir süre sonra baştan başlıyordum.1 2 3 4 . . . Sonra o an gelmişti. Eve geldim ve kalabalığı gördüm kesin bişeyler vardı. Ama öldüğünü kimse söylemedi. Belki de ölmemiştir. Sonra cenaze çadırını gördüm. Cenaze çadırı ? Niye getirdilerki çok mu hasta acaba babam çok kişi gelince geçmiş olsuna o çadırın altında oturacak demekki insanlar. Çok iyi düşünmüşler. Hem sonuçta hergün birileri ölmüyor. O çadırlarda boş duracağına bir işe yarasınlar. Evime yaklaştım kapının önüne gelmeme 40 50 metre vardı. Her santim metre gibiydi yürüdüm çok yürüdüm. bitmiyordu o yol. Ve rüyadan uyanır gibi oldum . Sevmediğim ve o sözünden sonrada hiçbirzaman sevemeyeceğim o adam bana baktı ve 'Başın sağolsun' dedi. Şerefsiz ya gerizekalı mal sen ne anlarsın insan vücudundan. Şah damarına baktın mı nabzını ölçtün mü diyecektim ağzımdan 'Sağol abi' çıkıverdi. Kabullendim mi yoksa ben bu durumu . Yok ya olur mu öyle şey belki şah damarını kontrol etmeyi unuttular. belki babam yaşıyor neden olmasın. İhtimaller dahilinde bir durum bence. Sonra o adamı gördüm. Kardeşim benden 4 yaş küçüktü ve lise 1. sınıftaydı. Sarışın uzun boylu ve renkli gözlü adam. Gözleri kırmızıydı biraz ağlamış ve sonra kendini tutup dışarı çıkmış ve kapının önünde hiç bir mimik yapmadan direk ileri bakıyordu.Yanına gelince 'Annem yukarda mı ' dedim. Yüz ifadesini değiştirmeden donuk bir sesle 'evet' cevabını verdi. Annemin yanına geldiğimde odada 10 15 kişi vardı annem o hastaneden ödünç alınan üzeri beyaz çarşafla örtülü altında birşey olan yatağın başındaydı . Yanına gittim ve elini öptüm. Niye elini öptüm ki? Bu soruya hiçbirzaman cevap veremedim verememde. Sonra küçük kardeşim ve ablamın nerde olduğunu sordum cevap verdi ve çıktım odadan o beyaz çarşafın altındaki şeyin ne olduğunu hiç merak etmedim. Babam nerde diye de sormadım. Neden? Bilmiyorum... En küçük kardeşim 4. cücük o zaman 8 yaşındaydı. Yatak odasına girdim Ablamın yanına yatmıştı. Beni görünce kafasını kaldırdı ve 'Abi babam öldü ' dedi. Aslanım be nasılda söyledi hiç acı çektirmeden bir anda. Hafifçe sırıttım ve diyebileceğim tek şeyi dedim.'Olsun cennet te görürüz' _________________________________________________________________________________Vakit oldukça devamı yazılacaktır.
_________________________________________________________________________________
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder