Tabi beğendiğin birisi var mı? Kendine birisini bul artık gibi insanı evliliğe teşvik edecek cümleler havada uçuştu. Tabi evliliği düşünmeyen bir insan olarak bu konuyu ti ye alarak konuşmaya başladım vazgeçmeleri en doğru şeydi. Bu arada evliliğin yaş değil akıl işi olduğunu düşünürüm ama yaş işi olduğunu düşünsem de daha 23 yaşında olduğum için pek aklıma yatmayacak bir olaydı evlilik. Tamam dedim evlenirim ama kız zengin olsun dedim yoksa evlenmenin ne mantığı var dedim. Zengin olmayacaksa da çok güzel olsun sonuçta bende sürekli onla olacağım için baktıkça etkilenmem lazım gibi cümleler kurdum.Konuyu bariz bir biçimde ti ye alıyordum. E bi şekilde vazgeçeceklerdi :) .
İşin doğrusunu söylemek gerekirse aslında hayalimdeki kadın çok güzel ve zengin bir kadın değil. Sadece biraz anlayışlı ve Beyimdir ne yapsa yeridir düşüncesinde olmayan kendi düşünceleri olan ve bu düşünceleri savunabilen özgür ruhlu bir kadın. bu arada öyle bir kadınla birlikte olamadım daha. Bu özelliklere sahip gibi görünen tek bir kadın vardı. O da evli 37 yaşındaydı. 23 olduğumu düşünürsek bu pekte toplumun kabul göreceği bir olay değildi. Ama ilginç olan şey aynı toplumun 13 yaşında bir kız çocuğunun 50 yaşında bir adamın 2. 3. hatta 4. karısı olmasını normal bir durum olarak görmesi ve bu duruma ses çıkarmamasıydı. Bu ruh hali bozuk toplum yüzünden belki de aşık olabileceğim bu kadınla konuşup arkadaşlığımı ileri götürmeyi düşünmedim bile. Bir de evliydi tabi ki. Ama toplum kuralları ve ailelerimizin yaşamamızı istediği bazı şeyler vardır ve içimden sadece KAHROLSUN BAĞZI ŞEYLER demek geçiyor bazen.
Yine aynı akşamın konuşması sırasında zengin biri ya da çok güzel birisini bulun evleneyim dedikten sonra ablamın bana iğrenç bir yaratıkmışım gibi bakıp 'Böyle düşünen biriyle ben evlenmezdim' diyerek yüzümün kıpkırmızı olmasını sağlaması hayatta en çok üzüldüğüm anı yaşamama sebep olmuştu. Oysa konuyu ti ye alıyordum nasıl anlamadı ki. Düşünüyorum ama bulamıyorum bir türlü. Zaten o şekil düşünen bir adamla bende evlenmezdim. Ablam mantıklı olanı söyledi ama üzülmüştüm. Beni bu dünyada en çok sevenler ailemdi. Ama aynı oranda beni en çok anlayan kişide Ablamdı. Beni en çok anlayan insanın gerçek düşüncelerimi bilemeyipte söylediklerim üzerinden benimle ilgili yorumlar yapması çok canımı sıkmıştı.Ama düşüncelerimle söylediklerimin aynı şeyler olmaması onların suçu muydu? Toplum bizi bu hale getirmedi mi ? Gerçekten sevebileceğim bir kadını aileme anlatamamam kesinlikle ne benim ne de ablamın suçuydu. Evet ya benim suçum anlatmamam olabilir ama anlatamamam olamaz kesinlikle. Zaten ablamın söylediği o laftan sonra sohbet çokta uzun sürmedi kısa sürede tükendi. Hayatımda beni en etkileyen söz olmuştu o. Sanki seninle kim evlenir der gibi. Şöyle de birşey var tabi tip olarak ta pek birşey vaadetmediğimi düşündüğüm için zaten birçok kızın hayalindeki adam değildim.Bu lafın beni çokta etkilememesi lazımdı ama bu söze çok üzülmüştüm. Olsun toplum böyle istiyor. Sürekli farklı düşünenleri veya düşündüğü farklı şeyleri söyleyemeyip saçmalayan insanları utandırıp. küfredip, şiddet kullanıp vs. düşüncelerinden vazgeçirmek bir toplumun en büyük görevidir.
Ablam evlendi bu arada o laftan 3 ay sonra. Onun için isteğim şey onun çok ama çok mutlu olması. O benim tek kız kardeşim ve annemle birlikte dünyada en sevdiğim kadındır. Bazen beni üzselerde düşüncelerimiz birbirinden biraz farklı olsada onlar benim CANIMDIR.Onlar sadece hiç farkında bile olmadan toplumun kendilerine yüklediği o farklı düşünceyi yok etme görevini uyguluyorlar.
Ablam evlendi bu arada o laftan 3 ay sonra. Onun için isteğim şey onun çok ama çok mutlu olması. O benim tek kız kardeşim ve annemle birlikte dünyada en sevdiğim kadındır. Bazen beni üzselerde düşüncelerimiz birbirinden biraz farklı olsada onlar benim CANIMDIR.Onlar sadece hiç farkında bile olmadan toplumun kendilerine yüklediği o farklı düşünceyi yok etme görevini uyguluyorlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder